Glutensiz Beslenme ve Çölyak Hastalığı

glutensiz-diyet-diyetisyen

Çölyak hastalığında, daha çok genetik olarak yatkınlığı olan bireylerde, başlıca buğdaydaki gluten ve arpa, çavdar, yulaf gibi tahıllardaki gluten benzeri diğer tahıl proteinlerine karşı intolerans geliştirilir. Çölyak hastalığı en yaygın besin intoleransı hastalığıdır. Çölyak hastalığı çok eski zamanlarda ortaya çıkmış ve ilk olarak 2. Yüzyılda tanımlanmıştır.

Günümüzde çölyak farkındalığı artmış olsa da buğday tüketiminin fazla olması hastalık gelişimine neden olabilmektedir. Kadınlarda çölyak görülme sıklığı erkeklere göre daha fazladır.

Çölyak hastalığı, çocuklarda genellikle gluten içeren tahıllar ile tanışması ile aşlar. Çoğunlukla kusma, ağırlık kaybı, büyüme ve gelişmede gerileme, sulu diyare gibi belirtiler gözlenir. Yetişkinlerde ise daha az sindirim problemleri gözlenir. Çölyak hastalığı, önceden daha çok çocuklarda gözlenen bir hastalık olarak bilinmekteydi ancak son yıllarda yetişkinlerde, çocuklardan daha fazla sıklıkta gözlendiği ve her yaş grubunda ortaya çıkabileceği belirtilmiştir.

Çölyak hastalarının bağırsak mikrobiyatası, sağlıklı bireylerden farklıdır. Çölyak hastalığının aktif dönemlerinde hastalarda, zararlı bakterilerde artma, yararlı bakterilerde ise azalma gözlenmiştir. Çölyak hastalığı yalnızca glutene karşı hassasiyet olarak düşünülmemelidir. Demir eksikliği anemisi, laktoz intoleransı, osteoporoz, folat eksikliği, B12 vitamin eksikliği, ishal ve kabızlık gibi hastalıklara da yol açabilmektedir. Bu yüzden kişilerin diyetine mutlaka dikkat etmesi gerekmektedir.

Çölyak hastalığının tek tedavisi, glutensiz diyet uygulamaktır. Günlük gluten alımının 20 mg’ dan az olması gerekmektedir ki bu miktar, 1 ince dilim ekmeğin %1’ine denk gelmektedir.

Çölyak hastaları için, et ve et ürünleri, süt ve süt ürünleri, meyve ve sebzeler gibi birçok seçenek mevcuttur ancak gıda endüstrisinde gluten, birçok üründe bulunmaktadır. Gıda endüstrisinde ticari kaygılar nedeniyle “glutensiz “ olarak bilinen ürünlere gluten ilavesi yapılabilmektedir. “Glutensiz” olarak belirtilen ürünler bile, üretim esnasında, gluten içeren ürünlerle kontamine olabilmektedir. Bu nedenle hiç gluten almayan kişilerin bile, yiyeceklerin üretim esnasında gluten içeren ürünlerle aynı yerde olması ve tahıllarla kontamine olması sonucu, günde 5-50 mg gluten alabildikleri tahmin edilmektedir. Yani aslında “sıfır” gluten ile beslenmek baya zor görünüyor.

Çölyak hastaları için, gluten içeren yulaf yerine alternatif olarak, karabuğday, kinoa, sorgum gibi tahıllar eklenebilir.

Gluten, gıda endüstrisi dışında, ilaç ve kozmetik sektöründe de geniş olarak kullanılmaktadır. Bunların dışında da temizlik ürünleri ve lateks eldivenler de içerik açısından kontrol edilerek kullanılmalıdır.

 

Nasıl Bir Diyet Uygulamalıyız?

Glutensiz diyet yazarken, gluten hassasiyetinin oluşturacağı, yukarıda saydığım hastalıkların varlığını kontrol etmek amacıyla kan vitamin ve mineral düzeylerine bakılmalıdır. Tahlil sonrasında, varsa vitamin veya mineral eksikliğini kapatmaya yönelik bir glutensiz diyet listesi hazırlıyorum. Glutensiz beslenme de esas olan bunu yaşam boyu sürdürmektir. Bu yüzden diyeti iyi öğrenmeli ve sıkılmadan diyet yapmalısınız.